31 Aralık 2010 Cuma

Mutlu Yıllar..

 Acısıyla,tatlısıyla geçen koca bir yıl devirdik.. Unutamadıklarımız kaybettiklerimiz oldu zaman zaman ama hiç yitirmedik içimizdeki heycanı ve sevinci şimdi yepyeni bir yıl bekliyor bizleri..
Yeni bir yıl.. taze bir bahar gibi yeşeren umutlarımız ,dileklerimiz olucaktır.Herkesin hayallerindeki gibi bir yaşam sürmesi dileğiyle.Mutlu yıllar..

11 Kasım 2010 Perşembe

Bir Kibrit de Yak Benim İçin...

Biraz olsun ısınmak için değildi yaktığım kibritler hayal edebilmekti niyetim, yaşamayı istediğim o anları yok ettikleri için düşünme payım bile yoktu. Belki bu kibritler yardımcı olabilirlerdi. Ne soğuk ne de yorgunluk vücudumda hissettiğim tek şey iki göğsüm arasında bir sızı… Yırttım kağıdı döktüm kibritleri ortaya, 4 tane vardı içinde 4 hayal mi demekti bu şimdi, heyecanlandım duraksadım sızı çoğalmaya başladı dayanamadım yaktım..

1.Kibrit: 5 yaşlarındayım, annemin elinden tutuyorum. Memlekete giden otobüse ilerliyoruz ailemle… Babam gözleri dolu dolu uğurluyor bizi. İnişimizde teyzemin tebessüm eden yüzü, koşup boynuna atlayışım… Kibrit söndü.
2. Kibrit: Lise talebesiyim, arkadaşlarımın hazırladıkları sürpriz doğum günü partisindeyiz, Geç saatlere kadar eğleniyoruz, evin sokağında ağabeyimle karşılaşıyorum. Kızar diye endişeliyim… Gülümsüyor; doğum günün kutlu olsun derken, kibrit söndü.
3. Kibrit: Üstümde bembeyaz bir gelinlik, her yanım ışıl ışıl, kucağımda bir erkek çocuğu... Gözleri tıpkı ben, etrafımda tanıdığım herkes… Tam konuşacakken, kibrit söndü.
4. Kibriti yakıp yakmama konusunda endişeleniyorum. Kendimle cebelleştikten sonra duygularıma engel olamıyorum ve işte son kibritte yanmaya başladı.
Sus söyleme duymayayım. “Biliyordum sonu yoktu…” Gidiyorsun, arkan dönük… Bir kere dönsen yüzünü görsem… Hadi lütfen, son kez bak bana. Tam dönecekken, kibrit söndü.
Göremedim ah göremedim gül cemalini…

2 Kasım 2010 Salı

Sevilmenin Tadını Bilmiyorum

Ben hiç sevilmedim…
Uğruma can veren de olmadı
Bir gülüşüm için beni gözleyen de
Sabahlara kadar kapımda bekleyen de
Bilmiyorum sevilmek nasıldır?
Özlenilmek ve gözyaşı döküp beklenilmek...
Şair olmadı kimse benim için,
En güzel sözlerle süslenmedi sabahlarım,
Ellerinde çiçeklerle yoluma çıkan da
Sesimi duyunca havaya uçan da
Tek sözüme her şeyi bırakıp gelenim de olmadı.
Sevilmenin tadını bilmiyorum
Dokununca eritmenin, bakışımla mest etmenin
Kıskanılmanın, her hareketimi izleyenim olmadı
Tek gayesi benle yaşamak olan 
Beni izleyip seyre dalan
Benle ilgili hayaller kuran
Yüzüme tebbesümle bakanım olmadı.

Kimsenin türkülerinde adım geçmedi, zılgıtlarla karışmadı karanlık geceye sesim...
Ben hiç sevilmedim, sevilmenin tadını bilmiyorum…

29 Ekim 2010 Cuma

Neredesin, Nerede?

Ellerin nerede hani, hiç ayrılmamak için tutuştuğumuz ellerin?
Avuçlayıp yanaklarıma dokunduğun,
Saçlarımı okşadığın, kenetlendiğim, güç aldığım ellerin nerede?

Gözlerin nerede, o yemyeşil bozkırları andıran derin bakışlı gözlerin
Beni benden alıp, sürgün eden gözlerin
Hangi yana baksam hafızamda kazılı olan gözlerin nerede…

Neredesin ey sevgili, böyle mi söz verdik birbirimize?
Aşkı satılığa mı çıkarttık, boyumuzdan büyük işlere mi kalkıştık?
Beceremedik mi sevmeyi, sevilmeyi?
Söyle ey sevgili yüreğimizden, kendimizden mi kaçtık?

28 Ekim 2010 Perşembe

Yok Olma Zamanı

Karanlık dipsiz bir kuyudayım
Sesim çığlıklara karışıyor
Duyanım yok canım yanıyor
Kan kokusu burnumda
bedenimin neresinden geliyor
bir damla ışık bi damla su
damarlarım çekilmiş
tek sözün
bende kalan yaram
kurtulmak isteyen kim
bu dipsiz kuyudan