11 Kasım 2010 Perşembe

Bir Kibrit de Yak Benim İçin...

Biraz olsun ısınmak için değildi yaktığım kibritler hayal edebilmekti niyetim, yaşamayı istediğim o anları yok ettikleri için düşünme payım bile yoktu. Belki bu kibritler yardımcı olabilirlerdi. Ne soğuk ne de yorgunluk vücudumda hissettiğim tek şey iki göğsüm arasında bir sızı… Yırttım kağıdı döktüm kibritleri ortaya, 4 tane vardı içinde 4 hayal mi demekti bu şimdi, heyecanlandım duraksadım sızı çoğalmaya başladı dayanamadım yaktım..

1.Kibrit: 5 yaşlarındayım, annemin elinden tutuyorum. Memlekete giden otobüse ilerliyoruz ailemle… Babam gözleri dolu dolu uğurluyor bizi. İnişimizde teyzemin tebessüm eden yüzü, koşup boynuna atlayışım… Kibrit söndü.
2. Kibrit: Lise talebesiyim, arkadaşlarımın hazırladıkları sürpriz doğum günü partisindeyiz, Geç saatlere kadar eğleniyoruz, evin sokağında ağabeyimle karşılaşıyorum. Kızar diye endişeliyim… Gülümsüyor; doğum günün kutlu olsun derken, kibrit söndü.
3. Kibrit: Üstümde bembeyaz bir gelinlik, her yanım ışıl ışıl, kucağımda bir erkek çocuğu... Gözleri tıpkı ben, etrafımda tanıdığım herkes… Tam konuşacakken, kibrit söndü.
4. Kibriti yakıp yakmama konusunda endişeleniyorum. Kendimle cebelleştikten sonra duygularıma engel olamıyorum ve işte son kibritte yanmaya başladı.
Sus söyleme duymayayım. “Biliyordum sonu yoktu…” Gidiyorsun, arkan dönük… Bir kere dönsen yüzünü görsem… Hadi lütfen, son kez bak bana. Tam dönecekken, kibrit söndü.
Göremedim ah göremedim gül cemalini…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder