delidivane
17 Ekim 2011 Pazartesi
Yalnızlık Ve...
Koca bir kalabalığın içinde kimsesiz kalmaktır yalnızlık…
Doğruyu yanlışı danışacağın bir sessizliktir..
Sonsuzluk gibidir yalnızlık ucu bucağı görünmeyen
Her ses duyduğunda heyecanlanmaktır yalnızlık, gelmeyeceğini bile bile..
Aynadaki suretine anlatmaktır,
Yolun yarısında terk edilmektir,
Kendini tanıyamamaktır yalnızlık, değişen bütün hüzünlerinle beraber
Senin için verilmiş bir cezadır, idam edilmeyi bekleyen mahkûm gibi
Sana en yakınının yabancı olmasıdır yalnızlık
Aynı yastığa yalnız baş koymaktır.
Başını okşayıp teselli eden bir elin yok olmasıdır yalnızlık..
Koklayarak uyuduğun teni hatırlayamamaktır ..
Yaslanacak omuz bulamamaktır..
Yalnızlık adı sanı olmayan bir senaryoda tek başına oynamaktır..
Çürümeye yüz tutmaktır eriyerek
Türküleri yalnız dinlemektir,
Ekmeği bölmeden yemektir
Kederine gözyaşı akıtmaktır,
Yalnızlık Yaşarken Ölmektir
11 Ağustos 2011 Perşembe
Geceyi Senle Bıraktım
Uzun sessiz geceleri sana bıraktım
Yokluğuma sarılıp yorgan misali uyu artık
Sesimi nefesimi duymayacaksın, başucunda olmayacak gölgem
Tutunacak kadar yakın olmayacak artık bedenim
Geceyi senle bıraktım karanlık..soluksuz..yapayalnız geceleri..
Uykusuz .. Gözyaşlarıyla dolu gecelerdesin
Seyredecek suretim yokken hayalim bile haram
Gitgide büyüyen sızı ve acıları bıraktım sana
Yıllardır çektiğim ne varsa bir bir teslim ediyor,
Bir rüzgar esintisi gibi savrulup, ellerinden kayıp gidiyorum..
30 Mart 2011 Çarşamba
Aldandım...
Yaşamak kaygısı dize düştü artık, büyük şehirlerin ışıklarında iz sürdüm, kendime aldandımKör karanlık mahzenlerden bir sabah güneşi gibi doğdu kendimi bilmezliğim
Yankılandı çığlıklarım boşluklar içinde kederiyle beraber
Ateşler yaktım şehrin orta yerinde, zamanlar çekilmeye başladı alevlerin ortasında kaldım
Kendime aldandım…
Birbirine benzemeyen insanlara bakarken, ölümü okudum yüzlerinde
Sonsuzluktan bir haber olan bedenler, yol oldu ıssızlığıma
Ele alınmış çaresiz hoyrat bakışların içinde
Bir çocuğun mahsunluğunda kendime aldandım
Sokaklar kör dilsizliğinde günü devirirken
Kendimle beraber seni de aldım surların arasında ki uçurumlara,
Seni de yaktım. Seni de aldattım..
Son nefesi vermenin acısı her zamankinden daha beter şimdi
Çok pişmanım... Kendime aldandım...
26 Şubat 2011 Cumartesi
31 Aralık 2010 Cuma
Mutlu Yıllar..
Acısıyla,tatlısıyla geçen koca bir yıl devirdik.. Unutamadıklarımız kaybettiklerimiz oldu zaman zaman ama hiç yitirmedik içimizdeki heycanı ve sevinci şimdi yepyeni bir yıl bekliyor bizleri..
Yeni bir yıl.. taze bir bahar gibi yeşeren umutlarımız ,dileklerimiz olucaktır.Herkesin hayallerindeki gibi bir yaşam sürmesi dileğiyle.Mutlu yıllar..
Yeni bir yıl.. taze bir bahar gibi yeşeren umutlarımız ,dileklerimiz olucaktır.Herkesin hayallerindeki gibi bir yaşam sürmesi dileğiyle.Mutlu yıllar..
11 Kasım 2010 Perşembe
Bir Kibrit de Yak Benim İçin...
Biraz olsun ısınmak için değildi yaktığım kibritler hayal edebilmekti niyetim, yaşamayı istediğim o anları yok ettikleri için düşünme payım bile yoktu. Belki bu kibritler yardımcı olabilirlerdi. Ne soğuk ne de yorgunluk vücudumda hissettiğim tek şey iki göğsüm arasında bir sızı… Yırttım kağıdı döktüm kibritleri ortaya, 4 tane vardı içinde 4 hayal mi demekti bu şimdi, heyecanlandım duraksadım sızı çoğalmaya başladı dayanamadım yaktım..
1.Kibrit: 5 yaşlarındayım, annemin elinden tutuyorum. Memlekete giden otobüse ilerliyoruz ailemle… Babam gözleri dolu dolu uğurluyor bizi. İnişimizde teyzemin tebessüm eden yüzü, koşup boynuna atlayışım… Kibrit söndü.
1.Kibrit: 5 yaşlarındayım, annemin elinden tutuyorum. Memlekete giden otobüse ilerliyoruz ailemle… Babam gözleri dolu dolu uğurluyor bizi. İnişimizde teyzemin tebessüm eden yüzü, koşup boynuna atlayışım… Kibrit söndü.2. Kibrit: Lise talebesiyim, arkadaşlarımın hazırladıkları sürpriz doğum günü partisindeyiz, Geç saatlere kadar eğleniyoruz, evin sokağında ağabeyimle karşılaşıyorum. Kızar diye endişeliyim… Gülümsüyor; doğum günün kutlu olsun derken, kibrit söndü.
3. Kibrit: Üstümde bembeyaz bir gelinlik, her yanım ışıl ışıl, kucağımda bir erkek çocuğu... Gözleri tıpkı ben, etrafımda tanıdığım herkes… Tam konuşacakken, kibrit söndü.
4. Kibriti yakıp yakmama konusunda endişeleniyorum. Kendimle cebelleştikten sonra duygularıma engel olamıyorum ve işte son kibritte yanmaya başladı.
Sus söyleme duymayayım. “Biliyordum sonu yoktu…” Gidiyorsun, arkan dönük… Bir kere dönsen yüzünü görsem… Hadi lütfen, son kez bak bana. Tam dönecekken, kibrit söndü.
Göremedim ah göremedim gül cemalini…
2 Kasım 2010 Salı
Sevilmenin Tadını Bilmiyorum
Ben hiç sevilmedim…
Uğruma can veren de olmadı
Sabahlara kadar kapımda bekleyen de
Bilmiyorum sevilmek nasıldır?
Özlenilmek ve gözyaşı döküp beklenilmek...
Şair olmadı kimse benim için,
En güzel sözlerle süslenmedi sabahlarım,Ellerinde çiçeklerle yoluma çıkan da
Sesimi duyunca havaya uçan daTek sözüme her şeyi bırakıp gelenim de olmadı.
Sevilmenin tadını bilmiyorum
Dokununca eritmenin, bakışımla mest etmenin
Kıskanılmanın, her hareketimi izleyenim olmadı
Tek gayesi benle yaşamak olan
Beni izleyip seyre dalan
Benle ilgili hayaller kuran
Yüzüme tebbesümle bakanım olmadı.
Kimsenin türkülerinde adım geçmedi, zılgıtlarla karışmadı karanlık geceye sesim...
Ben hiç sevilmedim, sevilmenin tadını bilmiyorum…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


